HIPOFIZ HASTALIKLARI,PROLAKTIN, HORMON UZMANI
PROF DR METIN ÖZATA
Your Subtitle text

HIPOFIZ TUMORLERI PROF DR METIN OZATA

HIPOFIZ TÜMÖRLERI
PROF DR METIN ÖZATA


HIPOFIZ TUMÖRLERI

Hipofiz bezi beyinde her iki gozun arka tarafinda ufak bir bezdir. Bu bezde bazen tumorler olusur. En fazla gözuken prolaktinoma denen prolaktin salgilayan tumordur. Ayrica buyume hormonu, TSH salgilayan tumorlerde bulunur.

PROLAKTIN HORMON FAZLALIGI (HIPERPROLAKTINEMI) YAPAN PROLAKTINOMA

Hipofiz bezinden salgilanan prolaktin hormonunun asiri salgilanmasi durumuna tip dilinde ‘’hiperprolaktinemi’’ denir.

Prolaktin yüksekligi her zaman hastalik nedeniyle olmaz. Gebelik, stres, asiri proteinli beslenme, meme basinin uyarilmasi ve egzersiz de prolaktin düzeyini artirabilir.
Kullanilan bazi ilaçlar da prolaktin düzeyini artirabilir. Özellikle depresyon ilaçlari, psikiyatrik hastalik tedavisinde kullanilan ilaçlar, içinde verapamil olan tansiyon ilaci gibi ilaçlar, östrojen ilaçlari veya dogum kontrol haplari prolaktin düzeyinde artis yapabilir.
Hastalik nedeniyle prolaktin yükselmesi ise su durumlarda görülür:
1)Hipofiz bezinde tümör olmasi: Eger bu tümör prolaktin salgiliyorsa buna ‘’prolaktinoma’’ adi verilir. Diger hipofiz tümörlerinde de prolaktin kanda artabilir.
2)Hipofizin travmaya ugramasi
3)Hipofiz bezindeki sarkoidoz veya tüberküloz gibi hastaliklar
4)Hipofizin radyasyona (isin tedavisine) maruz kalmasi
5)Tiroid bezi yetmezligi varsa prolaktin yükselir
6)Kronik böbrek yetmezligi ve siroz hastaliginda da prolaktin yükselir
7)Bazen polikistik over sendromlu kadinlarda da hafif derecede prolaktin yüksekligi olabilir.

Makroprolaktin Nedir?

Bazen prolaktin molekül yapisi bozuk olabilir. Bu durum varken yapilan ölçümlerde prolaktin yüksek çikar. Aslinda bu yükseklik molekülün bozuk olmasindan kaynaklanir. Bir hastalik degildir. Bu nedenle prolaktin düzeyi yüksek olan hastalarda makroprolaktin (diger adi big prolaktin) bakilmasinda bu nedenle fayda vardir. Prolaktini yüksek hastalarin yaklasik % 20’sinde makroprolaktin vardir.

Prolaktinoma ve Prolaktin Yüksekliginin Neden Oldugu Sikayet ve Bulgular

Hipofiz bezinde bulunan ve prolaktin salgilayan kanser olmayan tümörlere ‘’prolaktinoma’’ denir. Bunlarin çogu iyi huylu tümörlerdir ve ilaç tedavisine cevap verir.
Prolaktinomasi olan hastalarda prolaktin hormon yüksekligine bagli olarak kadin hastalarin % 30-80’ninde memeden süt gelmesi (tip dilinde buna ‘’galaktore’’ denir), adetlerde azalma veya olmamasi, çocuk olmamasi, libido (cinsel istek) azalmasi, vajinal kuruluk, sicak basmasi, agrili cinsel iliski, tüylenme ve kilo artisi olusur. Bu sikayetlerin çogu yüksek prolaktin nedeniyle yumurtaliktan östrojen az salgilanmasina baglidir. Erkek hastalarda ise testosteron azalmasi, empotans, vücut killarinda azalma, testislerde yumusama, sperm sayisinda azalma ve memelerde büyüme (tip dilinde ‘’jinekomasti ‘’ denir) görülebilir. Bazi erkeklerde enerji azalmasi, kas kitlesinde azalma ve kan sayiminda azalma olur. Hipofizdeki tümörlerin % 30-40’ni prolaktinoma olusturur ve kadinlarda daha sik görülür. Hastalarda kemik erimesi de görülebilir.

Hipofizdeki tümörün çapi önemlidir. Çapi 1 cm den büyük ise buna tip dilinde ‘’makroadenom’’ denir ve prolaktinomalarin çogu mikroadenomdur. Bu tümörler göz sinirine basi yapabilir. Bu nedenle önem tasir. Çapi 1 cm’den küçük ise bu tümörlerte ‘’mikroadenom’’ denir. Özellikle kadinlarda tani konuldugunda prolaktinomalarin büyük çogunlugu mikroadenom halindedir yani çapi küçüktür. Erkeklerde ise tani konuldugunda prolaktinomalar genellikle makroadenomlar halinde yani çapi 1 cm’den büyüktür ve göz sinirine baski yapabilir.

Çapi büyük olan tümörlerde bas agrisi vakalarin %50’sinde görülebilirken, tümörün etkisiyle diger hipofiz hormonlarinda olusabilecek eksikliklere bagli sikayetler olabilir.
Uzun süre tedavi edilmemis prolaktin yüksekliginde FSH ve LH hormonlari az salgilanacagindan ve prolaktinin etkisiyle kemik erimesi olabilir.

Prolaktini hafif yüksek kadinlarda yumurtlamada bozulma ve çocuk olmasinda zorluk olabilir.

Teshis:

Teshis için kanda prolaktin düzeyi ölçülür. Hafif yükseklik varsa tetkik tekrarlanabilir. Ilaç kullanimi özellikle arastirilmalidir. Prolaktin düzeyinde yükseklik varsa bunun tiroid yetmezliginden kaynaklanip kaynaklanmadigini anlamak için tiroid hormonlarina bakilir. Kanda üre, kreatinin, karaciger testleri yapilabilir. Kadinlarda gebelik testi de yapilmalidir. Hipofizde tümör olup olmadigini anlamak için hipofiz MR tetkiki, yoksa tomografi yapilabilir. Hipofizde tümör varsa hipofizin diger hormonlari incelenebilir. Büyük tümör varsa görme alani yapilir.

Tedavi

Prolaktin yüksekligi olan hastalarda ilaç tedavisi yapilir. Doktorunuz size uygun ilaci verecektir. Bu ilaçlar, içinde cabergolin veya bromokriptin olan ilaçlardir. Bu ilaçlarinen sik rastlanan yan etkileri; bulanti, tansiyon düsmesi, halsizlik, nadiren depresyon ve kabizliktir. Ilacin dozunu yavas artirarak ve gece yatarken alarak yan etkiler azaltilir.
Ilaç tedavisiyle hem prolaktin normale gelir hem de tümör küçülür.

En az 2 yillik tedavi sonrasinda, tümör boyutlarinda en az %50’ lik küçülme saglandiginda mikroadenomu olan hastalarda cabergoline ya da bromokriptin dozu yavasça azaltilarak hasta degerlendirilir.

Tümör büyükse tedavi kesilmez.
Gebelik isteyenlerde bromokriptin ilaci tercih edilmektedir.
Gebelik sirasinda mikroadenomun büyüme riski % 1 civarindadir. Sikayet olmadikça bu hastalarda görme alani ya da prolaktin düzeyi takibine gerek yoktur. Yine laktasyon (emzirme) döneminde tedaviye ara verilmelidir. Makroadenomu olan ve gebe kalan hastalarda ise tümör büyükse görme alani ile takip edilir.
Ilaç tedavisini tolere edemeyen, tedaviye dirençli ya da gittikçe büyüyen makroadenomu olanlarda cerrahi tedavi (ameliyat) düsünülmelidir.

B) BÜYÜME HORMONU ASIRI SALGILAYAN TUMOR (AKROMEGALI)

Akromegali büyüme hormonunun asiri salgilanmasina bagli olarak ortaya çikan ancak yavas gelisen bir hastaliktir. Bu hastalarda teshis siklikla hastalik baslangicindan uzun süre sonra konmaktadir. Hastaligin baslangici ve teshis arasindaki süre en az 10 yil olmaktadir. Bu durumun nedeni de hastaligin sessiz olarak devam etmesidir.
Büyüme hormonu fazla salinmasi ergenlikten önce olursa asiri boy uzamasi olusur ki, buna tip dilinde jigantizm denir.

Akromegali hastaligi uzun sürede yasami kisaltan ve baska hastaliklara neden olan bir hastaliktir. Bu nedenle erken teshis ve tedavisi önem tasir.

Akromegalinin Nedeni Nedir?

Hastalarin çogunda ( yaklasik % 99’unda) hipofizde büyüme hormonu salgilayan bir kanser olmayan tümör mevcuttur. Bu tümörler daha çok çapi 1 cm’den büyük yani makroadenom seklindedirler. Bu tümörler siklikla sadece büyüme hormonu salgilarken bazen hem büyüme hoirmonu hem de prolaktin salgilarlar. Büyüme hormonu asiriligi karacigerden insülin-like growth hormon-1 (IGF-1) denen baska bir hormon salgilatir. IGF-1 ise cilt, bag dokusu, kikirdak, kemik ve organlarin büyümesini artirir.

Hastanin Sikayetleri ve Belirtiler:

Artan büyüme hormonu nedeniyle çenede büyüme ve uzama, alinda çikinti, dis araliklarinda açilma olur ve yüz hatlari kabalasir. Burun, dudaklar, kulaklar ve alin genisler ve büyür. Dil büyür. Burun kemiklerinde ve yüz kemiklerinde büyüme olusur ve eski yüz görünümü degisir. Hastanin cilt derisinde kalinlasma, yumusak doku artisina bagli ve el ve ayaklarda büyüme meydana gelir. Bu nedenle yüzük, ayakkabi ve sapka numaralari degisir. Ciltte yaglanma ve terleme artisi olur. Asiri terleme hastalarin % 80’ ninden fazlasinda görülür. Bas agrisi, yorgunluk, bitkinlik ve eklem agrilari olabilir. Eklemlerde bozukluk % 70 hastada ortaya çikar.

Akromegalide, kalpte büyüme, ritm bozuklugu olusabilirse de tedaviyle düzelir.
Bir kisim hastada uykuda nefes durmasi (uyku apnesi) ortaya çikabilir. Bu hastalarda seste kalinlasma olabilir.

Akromegalisi olan bazi hastalarda bacaklarda uyusma, kas tutulmasi, kas agrisi ve karpal tünel sendromu gelisebilir.

Akromegali hastaliginda seker hastaligi gelisme riski vardir.

Bu hastalarda bagirsakta polip ve kanser gelisme riski de vardir. Bu nedenle kolonoskopi ile takip yapilmalidir.

Akromegalide tansiyon yüksekligi % 40 oraninda ve diyabet (seker hastaligi) % 20 oraninda görülebilir.

Tani

Akromegali tanisi için kanda büyüme hormonu ve IGF-1 düzeylerine bakilir.
Kesin teshis için 75 gram glukozun içilmesi ile gerçeklestirilen oral glukoz tolerans testi sirasinda büyüme hormonu düzeyini ölçmek gereklidir. Bu sirada büyüme hormonu normalde düser, ancak akromegalide büyüme hormonu yüksektir ve seker içmekle düsmez.

Ek olarak IGF-1 düzeylerinin de o yas ve cins için belirlenen üst sinirdan daha yüksek bulunmasi akromegali tanisi için gereklidir.
Prolaktin hormon düzeyi de bu hastalarda ölçülmelidir.
Hipofizdeki tümörü saptanmak için hipofiz MR veya tomografisi çekilmelidir.

Tedavi

Akromegali tedavisinde amaç büyüme hormonu ve IGF-1 fazlaligina bagli olumsuz etkileri düzeltmek, hipofiz tümör kitlesini kontrol altinda tutmak, normal hipofiz fonksiyonlarini korumaktir.

Tedavide cerrahi girisimle (ameliyatla) tümörün çikarilmasi, hipofize yönelik radyoterapi (isin tedavisi) ve ilaç tedavisi gibi alternatifler vardir.

Akromegalinin kontrol altinda oldugundan söz edebilmek için ortalama büyüme hormonu düzeyinin < 2,5 ng/mL bulunmasi, oral glukoz tolerans testine cevap olarak büyüme hormon düzeyinin < 1 ng/mL olacak sekilde baskilanmasi ve IGF-1 düzeyinin yas ve cinsiyete göre normal sinirlar içinde bulunmasi gereklidir.

Cerrahi Girisim (Ameliyat):

Akromegalide ilk tedavi seçenegi transsfenoidal cerrahi denen bir ameliyatla (burundan girerek) hipofiz tümörünün çikarilmasidir. Ameliyat ile mikroadenomlu hastalarda %82, makroadenomlu hastalarda % 60, yaygin adenomlarda % 24 oraninda basari saglanir.
Ameliyat öncesi büyük tümörlerde Octrotid gibi ilaçlarla tümörü küçültüp ameliyat daha sonra yapilabilir.

Radyoterapi (Isin tedavisi):

Ameliyata ragmen hipofizde kitle varsa radyoterapi yapilabilir. Ilk 2 yilda büyüme hormonu azalir. Büyüme hormonu düzeyleri 5. yilin sonunda %75 oraninda azalmaktadir. Ilk 2 yil içinde büyüme hormon düzeylerindeki azalma en hizlidir.

Ilaç Tedavisi

Özellikle 55 yasin üzerindeki akromegalik hastalarda ilaç tedavisi ilk seçenek olabilir.
Ilaç olarak octreotid LAR ve lantreotid ilaçlari kullanilir. Bu ilaçlarla tümör kitlesinde % 50 azalma olabilir. Bu ilaçlar yan etki olarak safra tasi gelisimine neden olabilmektedir.
Ilaç tedavisinde özellikle hastalik siddetinin hafif oldugu vakalarda (serum IGF-I düzeyleri < 750 ng/mL) ve büyüme hormonu ile prolaktinin birlikte salgilandigi adenomlarda dopamin agonisti ilaçlar kullanilabilir. Bromokriptin büyüme hormon düzeylerini azaltmaktadir, fakat hastalarin % 20’sinden azinda büyüme hormon düzeyleri 5 ng/mL’ nin altina iner. IGF-1’ in hastalarin % 10 undan azinda normale gelebildigi ifade edilmektedir. “Cabergoline”in haftalik 1.0–3.5 mg dozunda hastalarin yaklasik % 40’ inda IGF-1 düzeylerini normale getirdigi ifade edilmektedir.

Yeni çikan bir ilaç türü ise Pegvisomattir. Bu ilaç büyüme hormonunun etkisini önlemektedir. Günde 40 mg dozunda kullanilir. Bu ilaç Octreotide dirençli olgularda kullanilir



Web Hosting Companies